1 Nisan 2015 Çarşamba

Bize, “SHAUMBLUE''nedir?

"Bize, “SHAUMBLUE''nedir?” diye soruldu. SHAUMBLUE nedir? Şimdi, bu bile kendi başına açıklaması uzun zaman alabilecek bir şeydi. Ha, kelimenin bir anlamı var tabi. “SHAUMBLUE” teriminin bir önemi var – daha önce birlikte olmuş bir aile, spiritüel bir yolculuk yapanlar, bilinci aşıp gidenler. Ama SHAUMBLUE… daha derin bir anlamı da var. SHAUMBLUE, bilinçte lider olanlardır. Bilinçte lider olanlar.
Şimdi, şu anda Dünya üzerinde sanayide lider olanlar var. Onlar ürünler imal edip bu ürünleri insanlara hizmet etsin diye çıkartıyorlar, yaşamı kolaylaştırmak ya da hızlandırmak ya da daha keyifli hale getirmek için falan. Ama sanayi liderleri var. Sonra – belki birkaç tane – hükümet gibi yerlerde kanunlar oluşturarak her yerdeki insanların bir dengeyi ve huzuru ve ahengi korumasına yardımcı olan liderler var. Yaratıcılıkta lider olanlar var, yeni müzikler yazıyor, yeni edebi çalışmalar yaratıyorlar. Onlar gerçekten kendi gücünü eline alan liderler. Finans liderleri. Bakın birçok farklı türden liderler var ve çoğu çalışmalarıyla takdir topluyor. Adları manşet oluyor ya da kitaplarda çıkıyor, haklarında konuşuluyor, üniversitelerde örnek olarak kullanılıyorlar.
Bir başka lider grubu da var ki, bize göre gerçekten, gerçekten diğerlerinin hepsinden üstün. Onlar sessiz bir iş görüyorlar, ama öylesine önemli bir iş gerçekleştiriyorlar ki, Dünya’daki tüm diğer liderlerlerin kendi işlerini yapmalarını sağlıyorlar. Ve bu da sizsiniz SHAUMBLUE. Sizler, bilincin liderlerisiniz. Yeni alemlere gidenler sizsiniz. Başkaları da daha yüksek bir bilince geçebilsin diye yeni yollar açmak amacıyla kendinin derinliklerine inen sizsiniz.
Gerçekleştirdiğiniz çalışma gerçekten sizinle ilgili değil. Siz onu alıp kendi içinizde içselleştiriyorsunuz, ama aslında yaptığınız şey, bilinci alıp onun sizin içinizde genişlemesine izin vermektir. Geri kalan tüm insanların kullanabilmesi için kapılar ve pencereler açmak, yeni yollar ve yeni potansiyeller oluşturmaktır.
Bu bazen çok zor ve meydan okuyan bir çalışmadır çünkü siz bunu gerçekten neden yaptığınızı unutuyorsunuz. Ve zordur çünkü insanlar yolda yanınızdan geçerken size el sallayıp da gerçekleştirdiğiniz çalışma için teşekkür etmezler. Aslında çoğu zaman da sizinle alay ederler. Sizin bazı yollarınızın ya da tarzlarınızın oldukça alışılmadık ve garip olduğunu düşünürler. Ama size şunu söyleyelim ki, bu alemlerde, bu meleksi alemlerde, yaptığınız çalışmayı biz anlıyoruz. Onu bıkmadan usanmadan yaptığınızı anlıyoruz. Onu tutkuyla ve şefkatle gerçekleştiriyorsunuz. Kendiniz için değil, ama gerçekten sevdiğiniz tüm diğer insanlar adına gerçekleştiriyorsunuz. Biraz da zorluğu yüzünden yapıyorsunuz, çünkü bu zorluk vardır ve siz bunu yapabiliyorsunuz. Bir tür meydan okuma olduğu için de yapıyorsunuz. Ama asıl nedeni, bunu insanlık için ve meleksi alemlerde bulunanlar için gerçekleştiriyor olmanızdır.
Böylece dün gece bize “SHAUMBLUE nedir?” diye sorulduğunda, bunu – kısa tutmaya çalıştık. Ama yanıtın içine, yaptığınız şeyden ötürü size duyulan mutlak onuru da sokuşturduk. O nedenle lütfen derin bir nefes alın ve yaptığınız şeyi gerçekten anlayan hepimizden gelen bu onurlandırmayı kabul edin.
Bu Sizinle İlgili Değil
Biz bunu tekrar tekrar söyledik ve şimdi yine söylemek zorundayız çünkü bu çok önemli. Başetmeye çalıştığınız sorunlar, çoğu, sizin değildir. Gerçekten değiller. Bazısı, yaşamınızda size yakın olan insanlarla ilgili. Siz onların sorunlarını üstleniyor ve üzerinde çalışıyorsunuz. Sorunları yeniden dengeliyorsunuz. Onları kendi içinizde çözüyor ve sonra da kendi yollarını temizlemelerine yardımcı olmak amacıyla potansiyelleri onlara yayıyorsunuz. Genel olarak dünya sorunlarını üstleniyorsunuz – hisleri, duyguları, meydan okumaları ve sorunları – içinize alıyorsunuz. Bunlar sanki size aitmiş gibi, sanki kendinizde düzeltilmesi gereken şeyler varmış gibi onlarla çalışıyorsunuz. Ama bunlar sizin sorunlarınız değil. Siz bunu insan bilinci adına yapıyorsunuz.
Bu öylesine önemli bir nokta ki tekrar tekrar gündeme getirmeyi sürdürüp duruyoruz. Bu sizinle ilgili değil. Bunlar sizin sorunlarınız değil. Ve bunu gerçekten anlamaya başladığınızda, hemen şimdi dönüp de kendinize baktığınızda, düzeltilmesi gereken çok az belki de hiç bir şeyin olmadığını anlayacaksınız. Çok az şeye sahip insanlar adına üstlendiğiniz o yoksulluk sorunu. Gerçekten hasta ve rahatsız olan insanlar adına üstlendiğiniz hastalık sorunları. Hatta, kaybolmuşluk ve yalnızlık çekme sorunları. Bu gerçekten size mi ait? Yoksa yolu bulmaya çalışan, bir yerlerde yardım için birine seslenen insanlar adına bunu kendi üzerinize mi alıyorsunuz.
Bunu yapmanız, çok hayran olunacak bir şey, ama öte yandan, tüm enerjilerde olduğu gibi, siz de gelişiyorsunuz. Kendi sorunlarınızın ne olduğunu fark ettiğiniz noktaya tekâmül ediyorsunuz. Ve bunların (kendi sorunlarınızın) çok az, çok az olduğunu keşfetmek sizi herhalde şaşırtacak – çok az. Üzerinde çalıştığınız şeylerin aslında size ait olmadığını keşfetmek sizi herhalde şaşırtacak. Onlar başka insanlara ait. Gezegene ait. Onlar uzun zaman öncesinden sizin spiritüel ailenizdir, ve siz eski sorunlar üzerinde çalışıyorsunuz – onları yarıp geçiyorsunuz.
Şu anda, birlikte bu güvenli ve kutsal alanı paylaştığımız bu anda, bir an için hissedin. Sizin sorunlarınız gerçekten nelerdir? Gerçek zorluklarınız nelerdir? Listenizi gözden geçirmeye başladığınızda, sizi sıkan şeylerin, geceleri uykunuzu kaçıran, kızdıran, çileden çıkartan şeylerin hiç de sizinle ilgili olmadığını fark edersiniz. Bunlar başka insanlar ve onların sorunlarıyla ilgilidir. Hatta sizin geçmiş yaşam veçhelerinizle ilgilidir. Bunlar… bir gazetenin manşetlerini okumakla bile bu enerjileri içinize alıyorsunuz. Evsiz bir insanın üzücü öyküsünü okuyor ve o enerjileri içinize alıyorsunuz.
Böylece, burada bu güvenli alanda oturuyorken, hangi sorunlar gerçekten size ait? Hangi sorunlar size ait? Ve yanıt oldukça basittir: Yalnızca sizin seçtikleriniz. Bu kadar.
gerçek özgürlük, geçmişinizi salıvermektir. Bırakın gitsin. O aslında artık siz değildir. O enerjileri salıverin ki geri gelebilsinler ve size yeni bir biçimde hizmet edebilsinler. Başkaları adına, dünya adına, sevdikleriniz adına taşıyıp durduğunuz sorunları salıverebilmek, gerçek özgürlüktür. Bırakın bunlar gitsin. Bunları bırakın ki, onlara yeni bir şefkat alanından yardım edebilmek için özgür ve berrak olun. Onların sorunlarını ya da yüklerini taşımak değil de, yeni bir şefkat alanında olmak. Yeni Enerjinin Bayrağı. Bu eski şeyleri, bu eski sorunları salıvermek çok, çok özgürleştirici bir şeydir.
Ve şimdi birlikte derin bir nefes alalım. Artık istemediğiniz şeyleri salıvermek için burası ne harika bir yer. Bu, bu kadar basittir. Bırakıverin. Ve tek tek her bir gününüzü yaşarken, gerçekten size ait olanı ve olmayanı fark edin. Dünyaya yardım etmek amacıyla dünyanın yüklerini taşımanız gerekmediğini fark edin. Onların aradığı gibi bir lider – bir bilinç lideri – olabilmek için onların acılarını ve travmalarını ve dengesizliklerini üstlenmek zorunda değilsiniz.
Bilinç, medyanızın ana görüşü olarak, başlıca tartışmalarda ve başlıca kitaplarda giderek daha fazla duyacağınız kelimelerden biri olacak. Bilinçle ilgili daha fazla tartışmalar ve daha fazla bilimsel araştırmalar olacak – nedir? – çünkü toplum bir bütün olarak zihinle bilinç arasında bir fark olduğunu görmeye başlayacak.
Böylece bu alanda daha fazla şeylerin yapıldığını duyacaksınız. Gerçek bilinç liderleri olduğunuzu bilmek kendi sırtınızı sıvazlamanızı ve yüzünüze kocaman bir gülücük kondurmanızı sağlayacak. Siz bunun ne olduğunu biliyorsunuz. Bunun, kendinizin her bir parçasına izin vermek olduğunu biliyorsunuz.SHAUMBLUE"
İLKER ÖNCEL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder