1 Ağustos 2013 Perşembe

Kim bu Halil İbrahim ya hu!...

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış
Büyüğü Halil....
Küçüğü ise İbrahim...
Halil, evli çocuklu.
İbrahim ise bekarmış...
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş..
Bununla geçinip giderlermiş...
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.
İkiye ayırmışlar....
İş kalmış taşımaya....
Halil, bir teklif yapmış :
İbrahim kardeşim ; Ben gidip çuvalları getireyim. 
Sen buğdayı bekle.
Peki abi demiş İbrahim...
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye....
O gidince, düşünmüş İbrahim:
Abim evli, çocuklu. 
Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve,
Kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıka gelmiş.
Haydi İbrahim...! 
Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.
Peki abi...!
İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola..

O gidince, Halil'i düşünür bu defa:
Der ki:
Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.
Ama kardeşim bekâr.
O daha çalışıp, para biriktirecek. 
Ev kurup evlenecek.
Böyle düşünerek,
Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.....
Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
Bu, böyle sürüp gider.....
Ama birbirlerinden habersizdirler.
Nihayet akşam olur.
Karanlık basar.
Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.
Hatta azalmıyor bile....

Hak teala bu hali çok beğenir.
Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki ...
Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.
Şaşarlar bu işe...
Aksine çoğalır buğdayları.
Dolar taşar ambarları.
Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adi :

Halil İbrahim bereketidir..

21 Temmuz 2013 Pazar

Dokuz düşünce, tut kaldır ayağa!..(1)

Erdemli insanların dokuz düşüncesi vardır: 

1. Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler, 
2. Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler, 
3. Görünüşleri bakımından cana yakın olmayı düşünürler, 
4. Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler, 
5. Konuşmalarında doğru sözlü olmayı düşünürler,
6. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler,
7. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler,
8. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler,
9. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler…

Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için!...(1)


Bir : Kelimeler
İki : Aşk
Üç : Annelik duygusu

Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva'ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü.
Yarısını Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva'ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, Adem'in dizlerinin bağı çözüldü,ciğerleri yandı. 
Nutku tutuldu. 
Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu.
Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü.
Kabına sığmamıştı.
Bir yarısı yollarda kayboldu.
Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz,aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva'nın cennet duygusu.

Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.

20 Temmuz 2013 Cumartesi

İki kere iki, sizce kaç eder!..(1)

AŞK ARİTMETİĞİ

Akıllı erkek + Akıllı kadın = aşk
Akıllı erkek + Aptal kadın = ilişki
Aptal erkek + Akıllı kadın = evlilik
Aptal erkek + Aptal kadın = hamilelik

OFİS ARİTMETİĞİ

Akıllı patron + Akıllı eleman = kar
Akıllı patron + Aptal eleman = üretim
Aptal patron + Akıllı eleman = terfi
Aptal patron + Aptal eleman = fazla mesai

ALIŞ -VERİŞ ARİTMETİĞİ

Bir erkek kendisine gerekli olan ürünü almak için 1 liralık ürüne 2 lira öder.
Bir kadın kendisine gerekmeyen ürünü almak için 2 liralık ürüne 1 lira öder.

GENEL FORMÜLLER VE İSTATİSTİK  VERİLER

Bir kadının gelecek endişesi evlenene kadar sürer.
Bir erkeğin gelecek endişesi evlenince başlar.
Başarılı bir erkek eşinin harcayabileceğinden daha fazla geliri olandır.
Başarılı bir kadın böyle bir erkeği evliliğe ikna edebilendir.

MUTLULUK

Bir erkekle mutlu olabilmek için onu çok iyi anlamak ve az sevmek gerekir.
Bir kadınla mutlu olabilmek için onu çok sevmek ve anlamaya çalışmamak gerekir.

UZUN YAŞAM

Evli erkekler bekar erkeklerden daha uzun yaşar ama daha erken ölmek isterler.

DEĞİŞİM ORANI

Bir kadın kocasının değişeceği inancıyla evlenir ama erkek değişmez.
Bir erkek karısının değişmeyeceği inancıyla evlenir ama kadın değişir.

TARTIŞMA TEKNİKLERİ


Kadın bir tartışmada her zaman son sözü söyler. Bu sözden sonra erkeğin söyleyeceği her şey yeni bir tartışma konusudur.

19 Temmuz 2013 Cuma

Ne arkadaşım var, Ne dostum var, Ne kazığını yedim, Ne kuyumu kazan oldu!...(1)

Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır...
Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır...
Arkadaş senin ağladığını görmez...
Dostunun omuzu ise senin göz yaşlarınla ıslanır...
Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir...
Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için geç gider...
Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur...
Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için...
Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür...
Dost ise tekrar arar....
Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister...
Dost ise her zaman senin arkandadır ...
Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir...
Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder...
Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar...
Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır ...
Arkadaş sizi ikinci görmek ister, 

Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar...
Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır...
Dost sıkıntınız olduğunda size koşar...
Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız...
Dostlarınız size huzur vermeye çalışır...
Arkadaş bu mesajı okur ve siler...
Dost okur ve dostlarına yollar..

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Minnetle!..

Biliniz ki;

İki ayrı blok ‘da ve twitter’ de yayınlanan; geçmişte; yıllarca okuduğum bir çok kitaplar dan aldığım dikkate ve öneme değer notlar ile konu özetlerini tek tek yazarak “İnsan” başlığı altında topladım. El yazısı nitelikli bu notlarımı  biriktirmiştim, hayli kabarık olan bu yazı birikimlerimi yani  bu  notları; yıl 2013 tarihi itibariyle, internet ortamın da paylaşmak, bilgi akışı sağlamak, insanlarımızın faydalanacağı söz ve konuların yansımasının, geleceğimize ışık tutması temennisiyle, hiç üşenmeden, bilgisayarıma yani bloğuma yeni den yazmaya başladım, benim için bir tekrar, sizler için bilgi paylaşımı olacaktır. Tüm el yazısı notlarımı, itina ile düzenleyerek, kitap-yazar ve kişi belirtmeden, yalnızca ‘tırnak’ içerisinde, kendi üslubumca ve espri katarak, düzenleyip, mevcut olan bu bloğum da sizlerle paylaşıyorum. Temennim faydalı olur.


Bu ara dada; İlgi alaka hızla artmakta ve yazılarımın takipçileri hızla çoğalmaktadır.

16.07.2013


Tarihi itibariyle;


Dünya ülkelerinden takipçilerim;

Amerika’dan (912)kişiye-Almanya’dan(49) kişiye- Hollanda’dan(17)Kişiye-Rusya’dan(1069)kişiye-Ukrayna'dan(21)kişiye- Endonezya’dan(17)kişiye-Kanada’dan(15)-Peru’dan(17)kişiye-Japonya'dan(186) kişiye ve Türkiye’de(448)kişiye-
Diğer(164)kişiye yaklaşmış olup, ayrıca;  yazılarımın yurt dışı dahil, toplam takipçi sayısı; (2915)kişiye ulaşmıştır.

Ayrıca; Facebook’ ta da ara sıra beğeniler alabiliyorum.

Bu denli gösterilen alaka, beni mutlu ediyor.
Ve daha fazla beğeniye layık olmaya çalışacağım.
Şunu unutmamak gerekir;
Hangi hobi-çalışma ya da arayış olursa olsun, kararlı olarak denemeye devam etmelidir.
Bir şeyler vermek, her zaman kazandırır ve mutlu eder…
Minnetle şunu derim ki;

Beni ;  İlgili  blog’ lar  da, Facebook ‘ta ve twitter’ de takip etme nezaketi gösteren, Takipçilerime ayrıca; İlgi, beğeni ve alakası olan herkese, teşekkürü bir borç bilirim.

Saygılarımla,

Cevahir Dağarcık
(Kemal Yenice)

16.07.2013

9 Temmuz 2013 Salı

Keçiye yalat tuzu, içir suyu!...(1)



" Vücut su kıtlığı çektiğinde kandaki suyu kullanırsa, yüksek tansiyon
hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde omurlardaki suyu kullanırsa, bel ve
boyun fıtığı hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde kemiklerdeki suyu kullanırsa, gut -
artrit gibi romatizmal hastalıklara yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde akciğerdeki suyu kullanırsa, astım
hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde pankreastaki suyu kullanırsa, şeker
hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde midedeki suyu kullanırsa, ülser
hastalığına yakalanırız.
* Bağırsaklarda su eksilirse, kabızlık meydana gelir ve kolon kanseri
olma tehlikesi yaşarız.
* Hücrenin su eksikliği çok artarsa, beynimiz hücreye oksijen
göndermeyi keser. Oksijen kesilmesi sonucunda da hücre kanserleşme
sürecine girer !!!"