8 Şubat 2015 Pazar

"Beyin Gücü Nasıl Geliştirilir!..

"Beyin Gücü Nasıl Geliştirilir


Beyin Gücü Nasıl Geliştirilir
Kıymetli okurlarım yeni bir araştırma ve hazırlık makalem ile sizlerle beraberiz. Bu makalemde sizler için dünyanın IQ su en yüksek insanı ve 228 puan ile Guinness rekorlar kitabına giren Marilyn Vos Savant ın bu başarısı hakkında "Beyin Gücü Nasıl Geliştirilir" adlı kitabındaki önerilerin bir kısmını kaynak olarak alıp siz kıymetli okurlarımı aydınlatmayı düşünmekteyim. Beyin inanılmaz bir mekanizmadır öyleki bu dahiyane mekanizmanın halen karşısında pes etmemiş bir teklonoji harikası bulunmamakla beraber yarış yapabilecek imkanlar dahi keşvedilememiş, asırlar dahi geçse bunun mümkün olmayacağı da aşikâr dır. Toplumumuzda bir takım olumsuz düşünceler bulunmakta şöyle ki: benim oğlum çok zeki, IQ su yüksek, komşumun çocuğu çok aptal gibi vs... Oysa ki dahi, deha, zeki gibi kavramlar ayrıcalıklı insanlara sunulmuş özel bir lütf değildir. Her sağlıklı pataloji ile doğan insan 1.000.000.000 (Bir milyar) "Nöron" hücresi ile doğmaktadır. Zaman içerisinde ailelerin çocuklarını yönlendirmesi ve eğitim psikolojisinin uygulanması ile yön alarak gelişmesine, yada yine ailelerin anevi değer yargılarını çocukları üzerinde egoist, narsist, sadist vb. hegomanyayı uygulamaları neticesinde başarı veyahut gelişim sağlanamamakta bilakis ortaya var olan hazineyi beynin bellekleri arasında güvensizlik, bastırılmış duygular ile külleştirmeye vesile olmaktadır. Bizim jenerasyonu baz alarak biraz konumuzu geliştirmek istiyorum. Yetişme dönemlerimizde teklonojinin harikalarından olan; televizyon, bilgisayar gibi vasıtalar yok idi ve bu teklonoji ile gençlik dönemlerimizde tanıştık, oysaki şimdi doğmakta olan çocuklar ise bilgisayarın, televizyon dünyasının içinde bu iki teklonojiye aşina olarak hayata adım atmakta. Elbetteki burada bu iki teklonoji harikası diye tabir ettiğim imkanları övmek ve hayat için olmazsa olmaz olduklarını ifade etmek maksatında değilim, fakat gözardı edilmeyecek bir yanları da var ki o da: Astronomi, Coğrafi, Hayvanlar alemi ve İnsanlar alemini inceleyen Belgeseller, Uzay bilmini bilim kurgu ile görsel teklonoji vasıtasıyla sunumlar, Tıp Bilmi, Sanat Bilmi vs. vs. bu ve buna benzer yüzlerce örnekler verebiliriz ki bunlarda gelişim dönemindeki çocukların daha ana okullarına başlamadan önce Lise mezunu gibi analiz, mantık kabiliyetlerini geliştirebilmekteler. Sonrasında ise; "Şimdi doğan çocuklar Lise mezunu doğuyor" diyerek onların bizlerin jenerasyonlarına nazaran daha zeki olduklarını ifade ediyoruz. Oysa ki yukarıda da sizlerin bilgisine sunduğum üzre sağlıklı pataloji ile doğan her insan 1 milyar "Nöron" hücresi ile hayata gelmektedir yani zamanın değişmesiyle insanların zeka farklılıkları kazanmaları gibi bir imkanları bulunmamakta. Dolayısiyle yaradılışta herhangibir beyinsel farklılık yok ise ve herkes aynı "Nöron" hücresi ile doğuyor ise ortada kişinin kendisini geliştirmesi ve beyni kullanmasıyla deha, zeki veyahut dahi olabileceğini kanıtlamış oluyoruz. Her insan leb-i derya bir hazineyi kafa taslarımızın içerisindeki beyinde saklamaktayız, ancak bir çoğumuz bu hazinenin varlığından bihaber yaşamakta karşımızdaki başarılı insanları gördükçe onların ayrıcalıklı, üstün vasıflarla yaratılmış olduklarını düşünerek gıbta etmekteyiz oysaki birisi tek bir farklılık var o da jenerasyon farklılığıdır. Şöyle ki şimdiki jenerasyon diye adlandırabileceğimiz, teklonojik imkanlar ile tanışma şansları olan gençler, diğer tarafta ise gençlik dönemlerinde bir kısmının tanıma imkanları olan yada daha öncesinde dünyaya gelmiş bu imkanlarla son bahar diye tabir edeceğimiz dönemlerinde tanışmış olan insanlar. Evet farklılık sadece bu 2 jenerasyonda saklıdır, 1) hayatlarının sonbaharında teklonoji ile tanışan ama bir çoğunu analiz edemeyen, kullanamayan insanlar, 2) Teklonojinin getirileri olan Televizyon, Bilgisayar ile tanışma şansı hiç olmayan insanlar... 

Beyin; gözlemleyerek göz hafızasını, matamatiksel proplemleri çözmeye çalışarak sayısal ve analiz mekanizmasını, yazı yazma kabiliyetini, kelime haznesini, konuşma diksiyonunu, geliştirmenin araçlarını, vasıtalarını kullanarak zeki, dahi olabilir. Tabi bunlara giden yol ise kişinin öncelikli olarak kendisine inanması, sadakatli olması, başarıyı hedeflemesi, azm i elinden bırakmaması, motivasyonunu, konsantrasyonunu, odaklanabilme sanatını kavrayabilmesi gerekmektedir. İlk bakışta bu makaleyi okudukça bu doktor çok zor olanı izah ediyor diyecek belki de sıkılacak bazılarımız oysaki mühim olan zor olanı başarabilmektir, çünki zor elde edilmesi meşakat isteyen ancak elde edildikten sonra da başarısının hazzı çok büyük olan bir mücadele sanatıdır. Kendimizi şartlandırmalı ve herşeyden önce kendimize olan özgüvenimizi yakalayabilmeliyiz sonrasında herşey kendiliğinden çorap söküğü gibi çözümlenecek, başarıya ulaşmanız dolayısiyle zeka, dahi gibi bir ünvana yakıştırılmanız çok daha kolaylaşmış olacaktır. Beynimizde bulunan kelime haznesi, yazı yazma kabiliyeti, konuşma ve konuşulanı anlama kabiliyeti, hayal kurma, analiz etme, proplemleri çözme kabiliyetleri gibi bellekler bulunmakta. Bunları ne kadar çok güçlendirirsek o kadar çok beynimizin bize hizmet ettiğini, bize daha çok özgüven kazandırdığını görmüş olacağız. Tabi makalemin başında da söylediğim gibi bir takım jenerasyon farklılıkları neticesinde gelişim biraz geç olmuş veyahut beyinlerimizdeki mucizevi başarıyı keşvedemeden o bellekleri tozlu raflarda unutmuşuzdur, ancak öğrenmenin hiçbir zaman yaşı yoktur, hatta dönüşü olmayan, telafi edilemeyen bir patalojik proplemlere sebebiyet verilmemiş yada böyle bir proplemler ile karşılaşılmamış ise hiçbirşey için geç kalınılmış değildir.Beynimiz çok güçlü ve kuvvetli bir hazinedir, bizim kendisini keşvetmemizi beklemektedir. 

Sizlere tavsiyem şudur: kendiniz için beyinsel gücünüzü keşvetmekte geç kalmadığınızı öncelikli olarak idrak etmeniz, öte yandan yeni doğan, gelişmekte olan çocuklarınızı iyi bir eğitmen olarak yetiştirebilmenin, eğitim psikolojisi hakkında gerek duyulduğu vakit bir ebeveyn olarak destek almanın, onlara teklonojinin imkanları olan televizyon, bilgisayar vasıtalarıyla yararlı görsel bilimlerle tanıştırmanın prensipli gayretlerini sarf etmeniz gerekmektedir. Başarıya giden yolun sadakat, azim, sabr, odaklanma sanatları olduğunun şuuru ile bu telkinleri çocuklarınızı bıktırmadan, baskı, korku hegomanyası yaratmadan sevgi dünyasında yaşatarak empoze etmenin gayretini vermeniz gerekmektedir. Bu prensipler kendinizdeki beyin gücünüzü keşvetmekte ve geliştirmekte yararlı olduğunun da farkındalığı içerisinde olmalısınız. Sık sık proplemler çözünüz, hayaller kurunuz, o hayallerinizde yeni dünyalar, aktristler, aktörler belirleyiniz, senaryoyu bilimsel dayanaklarla süsleyerek şekillendiriniz, kendinize özgüveninizi kazanabilmek için sürekli sosyalleşin, yeni ve sağlam arkadaşlıklar, dostluklar edininiz. Beyin jimnastiği yapınız; eskileri, hatıraları beyninizde canlandırarak tekrar hatırlayınız, monotonluktan ve rutinleşmiş hayat kalıplarından kendinizi soyutlaştırınız. Bol bol egzersizler yapınız ve beynin ihtiyacı olan besin değerlerini almaya çalışınız öte yandan spor un vücut için öneminin yanında beyin içinde önem taşımaktadır çünki spor yaptığınızda beyninize daha çok oksijen (O) gitmiş olacaktır. Şimdi sizlere dünyanın IQ su en yüksek; Marilyn Vos Savant ın başarısı ve önerisi hakkındaki sunumunu ve Beyin Gücünüzü Artırmak için Tıbben kanıtlanmış, 32 maddeden oluşan tavsiyeleri sunacağım.

BEYİN GÜCÜ NASIL GELİŞTİRİLİR?

Daha anlayışlı bir şekilde konuşmak, hesapları hızla yapabilmek, çocuğunuzun verdiği cevabın arkasında ne olduğunu hemen anlayabilmek ve ona göre davranabilmek... Küçük de olsa, bu ayrıntıların hayatımızı değiştirebileceğini unutmayın. Bunun içinde beyninize yaptıracağınız ufak egzersizler yeterli olacak. Bir de yediklerinize biraz dikkat etmeniz gerekiyor. Beynin ihtiyacı olan besinlerin başında makarna, pirinç, patates ve ekmek gibi karbonhidratlar geldiğini unutmayın . 

Dünyanın IQ su en yüksek insanı, 228 puan ile Guinness rekorlar kitabına giren Marilyn Vos Savant. Bunu nasıl başardığını ‘‘Beyin Jimnastiği: Beynin Gücünü Artırmak ve 12 Haftada IQ nuzu Geliştirmek’’ adını verdiği kitapta anlatıyor. Savant, ‘‘Beyin jimnastiği aklınızın sınırsız kapasitesini öğrenmenizde, günlük hayatta karşılaştığınız problemleri çözmenizde, etrafınızdaki kişilerle iyi ilişkiler kurmanızda yardımcı olacak’’ diyor. İşte beyninizi geliştirmek için uygulayabileceğiniz programın başlıca etapları:

Daha zeki olmak için neler yemeli?

Beyin daha iyi çalışmak için 100 milyar hücresini besleyebilen yakıta ihtiyaç duyuyor. Bunun için de doğru diyeti uygulamak gerekiyor. Beynin ihtiyacı olan besinlerin başında karbonhidratlar geliyor; makarna, pirinç, patates ve ekmek. Bitkisel yağlarda ve yumurtanın sarısında bulunan E vitamini, magnezyum, çilek, domates ve sebzelerdeki C vitamini, bira mayasında karşılaşacağınız B1 vitamini, ıspanak ve muzdaki B6 vitamini, ayrıca D vitamini, kalsiyum bu yakıtı oluşturan başlıca maddeler. 

Kelime dağarcığınızı hergün biraz daha geliştirin.

Günlük hayatta karşılaştığınız her kelimenin tam karşılığını biliyor musunuz? Bu soruya kesin olarak cevap veremiyorsanız kısıtlı bir sözlük bilgisine sahipsiniz demektir. Halbuki insanlarla ilişkilerinizi belli bir düzeyde tutmak ve anlaşabilmek için geniş bir sözlük bilgisine sahip olmalısınız. Toplumun büyük bir kısmı günlük hayatta 6 bin kelime kullanıyor. Bu sayı içinde tekrarlar da bulunuyor. Aşağıda sözlük bilginizi genişletmek için birkaç öneri bulacaksınız.

- Yeni duyduğunuz ya da okuduğunuz kelimelerin tam anlamlarını öğrenmek için sözlüğe bakın 

- Karşınızdaki kişi bilmediğiniz bir terim ya da deyim kullandığında ona anlamını sormaktan çekinmeyin 

- Argo kelimeleri kullanmaktan kaçının, konuşurken anlamlı ve kesin kelimeler seçin. 

Hesap işlerinde samimi olun.

12 bölü 1/2 kaç ediyor? Eğer bu soruya cevap veremiyorsanız (ki sonuç 24 ediyor) hesap konusunda egzersiz yapmanız gerekiyor demektir. Matematik konusunda pratik olmak düşünceleri daha iyi kavrayabilmenizi, doğru kararlar alabilmenizi sağlıyor. Bunun için aşağıdaki tavsiyelere uyabilirsiniz: 

- Rakamları hiçbir zaman düşman gibi görmeyin, matematik soyut bir kavram değildir, her rakam belli bir niceliğe sahip ve bu nicelik üzerine düşünmek gerekiyor 

- Matematiğin sizi eğlendireceğini unutmayın, öğretmenlerle olan sorunlarınızı matematiğin üzerine atmayın; 

- Beyninizi kullanmayı öğrenin hesapları aklınızdan yapın, özellikle küçük işlemler için hesap makinası kulanmaktan kaçının. 

Mantığınıza güvenin.

Mantık, problemleri analiz etmede ve çözüme ulaşmada size yardımcı olacak. Mantığınızı geliştirmek ve kullanabilmek içinse yapabilecekleriniz şunlar: 

- Problemler karşısında aklınızı kullanmaya, sakin olup, çözüm için en iyi yolu bulmaya çalışın. Annenizin, arkadaşlarınızın ya da eşinizin olaya karışmasına izin vermeyin 

- Eleştirel olmayı öğrenin, toplumun yüzde 50 sinin hükümetten memnun olduğunu duyduğunuzda geri kalan yüzde 50 nin de memnun olmadığını açıkça söyleyin 

- Kişilerin söylediklerine körü körüne inanmayın, dışarda yağmur yağıyor cümlesini duyduktan sonra, yanınıza şemsiye almadan önce bir kere de pencereden kendiniz bakın. 

Gözlem ruhunuzu geliştirin.

Bir inek ile bir ananas arasındaki ortak özellik nedir? Bu soruya hiçbir cevap bulamıyorsanız gözlemlerinize güvenmemelisiniz demektir. Çünkü bu sorunun birçok cevabı bulunabilir, en azından ikisinin de birer canlı oldukları söylenebilir. Gözlem gücünüzü geliştirmek için: 

- Çevrenizdeki eşyalara ya da canlılara dikkatle bakın, yaşanmış olaylardan da yararlanabilirsiniz 

- Testleri çözün 

- Günlük hayatta karşılaştığınız reklam panolarına eleştirel gözle yaklaşın, hedefe ulaşmak için kullanılmış araçlara dikkat edin. 

Konsantrasyon oranını arttırın.

Konsantrasyonunuzu ve dikkatinizi geliştirmek için aşağıdaki yollara başvurabilirsiniz: 

- Her seferinde bir tek iş yapın 

- Fazla zaman istemeyen işlerinizi çabucak yapın, böylece daha önemli işlerinize vakit ayırabilirsiniz

- Televizyonu kapatın, televizyon ritmi dikatinizin dağılmasını sağlayacak 

- Yaptığınız işlerde sona ulaşmayı başarın, başladığınız işleri yarım bırakmak, özellikle de hiçbir neden yokken, zaman kaybından başka birşey değil.

Şimdi de sizlere Beyin Gücünüzü artırmak için 32 maddeden oluşan makaleyi sunuyorum. Unutmayınız her insan bir deha dır, zeki dir ve dahi dir. Bu 3 katagoriye ayrılmış unsurlara vakıf olup sizlerinde başarılı olmama gibi hiçbir engeliniz yoktur. Engeller engebili ve zor olabilir ancak yıldırıcı, vaz geçirici asla olmamalıdır, bilmelisiniz ki hayat bir meşakat tir ama her zor un sonunda hazzı büyük başarı ve özgüven vardır. Düşününüz ki bir çok konularda düşündükçe kendinizin bile hayretlere düşebileceği analizler, yorumlar yapabiliyor bir takım kararları verebiliyorsunuz, önemli olan bunları reale dökebilmek, kendinize olan özgüveninizi yakalayabilmek gerekmektedir. Sizlerinde bunu yapabilcek kaabiliyetlerinizin olduğunu bilmekteyim bu vesileyle sizlerde var olan cevher i açığa çıkartıp keşvedebilmeniz için sizlere yön göstermeye çalışyorum. 228 IQ ile Guinness rekorlar kitabına geçmeye hak kazanan, başarısı kanıtlanmış; deha, zeki ve dahi olarak adlandırılan, Marilyn Vos Savant neden olmayasınız ki? Şimdi aşağıda sizlerin bilgisine sunduğum 32 maddeyi dikkatle okuyun ve muhakkak ki uygulayınız.

1. Derin Nefes Alın. Daha fazla hava kanınız –yani beyniniz- içerisinde daha fazla oksijen anlamına gelir. Nefesinizi burnunuzdan alın ve mümkün olduğunca diyafram kasınızı kullanarak ciğerlerinizin alt kısmını doldurmaya çalışın. Birkaç kez derin nefes aldığınızda bu sizin hem gevşemenizi sağlar, hem de daha net biçimde düşünebilirsiniz. 

2. Meditasyon Yapın. Şu an hemen uygulayabileceğiniz bir meditasyon tekniği, yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş on dakikalık bir meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hale getirir. Bu konuda sitemizde yer alan meditasyon uygulamalarından yararlanabilirsiniz. 

3. Dik oturun. Duruşunuz bedeninizdeki fizyolojik mekanizmaları ve dolayısıyla zihinsel süreçlerinizi etkiler. Bunu kendi kendinize kanıtlayabilirsiniz. Kafanız öne doğru sarkmış, gözleriniz yere bakar ve ağzınız açık biçimde matematik işlemleri yapmayı ya da bir problem çözmeyi deneyin. Sonra aynı şeyi bir de dik vaziyette otururken, ağzınız kapalı ve karşıya ya da hafifçe yukarıya bakar durumda deneyin. İkincisinde zihninizin çok daha kolay çalıştığını göreceksiniz. 

4. Doğru düşünme alışkanlıkları. Birkaç hafta belli bir problem çözme tekniği üzerinde çalışın. Kısa sürede alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Gördüğünüz her şeyi bir an için yeniden dizayn etmeyi deneyin bu da bir süre sonra alışkanlık haline gelecektir. Bir parça çaba sarf ederek yararlı düşünme alışkanlıkları geliştirebilir ve sonra bunları çabasız biçimde kullanabilirsiniz. Alışkanlığın gücünden yararlanın. 

5. Ölü zamanları değerlendirin. Arabayla bir yere giderken, bekleme salonunda beklerken, ya da boş boş otururken geçen zaman değerlendirilmezse ölü olur. Bir kasetçalar ya da CD çalar ile arabanızda ya da boş zamanlarınızda yabancı dilde ya da kendi dilinizde bilgilendirici bir şeyler dinleyebilirsiniz. 

6. Yabancı dil öğrenin. Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür. 

7. Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri. Zihninizi dağılmaktan alıkoyduğunuzda konsantrasyon ve net biçimde düşünme kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Zihninizdeki karmaşayı izlemeyi ve durdurmayı öğrenin. Zihninizin arka planında sizi belli belirsiz biçimde rahatsız eden şeyler dikkatinizi çektiğinde onları halletmenin yoluna bakın. Bu, aramanız gereken birini arayıp o işten kurtulmak ya da yapacağınız işlerin listesini çıkarmak olabilir. Böylece en azından şimdilik yapacağınız işleri unutabilirsiniz. Biraz pratik yaparak bu sizin için daha kolay bir hale gelir ve düşünme süreçleriniz daha güçlü olur. 

8. Yazı yazın. Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz. Yazmak düşünme süreçlerinizi netleştirir. Yaratıcılığınızı ve analitik becerilerinizi geliştirmek için iyi bir egzersizdir. Günlükler, parlak fikirlerle ilgili notlar, şiir ve hikayeler yazmak zihninizi güçlendirecektir. 

9. Mozart dinleyin. California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bir müzik aleti çalan ve koroya katılan çocukların problem çözme ve mekansal düşünebilme konularında diğer çocuklara oranla daha büyük bir gelişme kaydettikleri görüşmüştür. Bir başka araştırmada 36 öğrenciye üç tane mekansal düşünme testi uygulanmış ve ilk testin hemen öncesinde Mozart’ın iki piyano için Re Majör sonatı on dakika süreyle dinletilmiş. İkinci testten önce gevşeme kaseti dinletilmiş, üçüncüden önce ise yalnızca sessizlik içinde oturmuşlar. Bu 36 öğrencinin ortalama skorları şöyle 1. test: 119; 2. test: 111; 3. test: 110. 

10. Uykunuza dikkat edin. Herkesin uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Kendi ihtiyacınızın altında ya da üstünde uyumayın. Uykunun saatinden çok derinliği önemlidir. Gün içindeki kısa kestirmeler beynin dinlenmesi ve şarj olması için oldukça yararlıdır. 

11. Kafein. Kahve birçok kişi için zihin açıcı özelliğe sahiptir. Ancak fazla miktarda alındığında zihnin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Kafein bazı kişiler için uzun vadede olumsuz yan etkilere sahip olabilir. Ancak kısa vadeli olarak işe yaramaktadır. 

12. Şekerden kaçının. Karbonhidratlar genellikle beyninizin bulanıklaşmasına yol açar. Çünkü şeker aldığınızda onu karşılamak için kana insülin salgılanır. Eğer önemli bir zihinsel iş yapacaksanız hemen öncesinde makarna, şeker, beyaz ekmek ve patates cipsi gibi şeylerden sakının. 

13. Hızlı okuma. Birçok kişinin inandığının tersine okuduğunuz şeyi daha hızlı okuduğunuzda onu daha iyi kavrarsınız. Daha kısa sürede daha fazla şey öğrenirsiniz ve hızlı okuma gerçekten çok iyi bir beyin egzersizidir. 

14. Spor egzersizleri yapın. Egzersizlerin özellikle uzun vadede beyin gücünü geliştirmesi sürpriz değildir. Fiziksel sağlığınızı olumlu yönde etkileyen her şey doğal olarak beyninizi de olumlu yönde etkileyecektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar 10 dakikalık bir egzersizden sonra bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Beyninizi tazelemek istiyorsanız küçük bir yürüyüş ya da birkaç hareket yapabilirsiniz. 

15. Daha etkili biçimde öğrenin. Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun. 

16. Zihninizi netleştirin. Dağınık odalar ve ofisler dağınık düşünmeyi körükler. Zihinsel işler yapacağınız yeri buna uygun biçimde organize edin. Zor bir zihinsel işe başlamadan önce bedeninizi esnetin ve birkaç derin nefes alın. 

17. Eğlendiğiniz bir şeyler yapın. Bu hem stres düzeyinizi düşürmenize hem de beyninizi tazelemenize yardımcı olacaktır. Yalnız burada önemli olan yaptığınız eğlenceli faaliyete aktif olarak katılmanızdır. Televizyon seyretmek böyle bir amaç için uygun değildir. Zihni geliştirici eğlenceli oyunlar oynamak ya da bir hobiyle uğraşmak, kısacası sizi dinlendiren ve eğlendiren bir şeyler yapmak beyninizin daha iyi biçimde düşünmesine yardımcı olacaktır. 

18. Beyin egzersizleri yapın. Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar. 

19. Yeni şeyler öğrenin. Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır. 

20. Bir şeyleri iyi yapan insanları modelleyin. Yaratıcı, zeki ve üretken insanlarla birlikte vakit geçirin. Onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın. Onların yaptıklarını yapın ve onların düşündüğü biçimde düşünmeye çalışın. Onların önerilerine dikkatlice kulak verin. Başarılı insanlar genellikle bunu nasıl yaptıklarını bilmez ve kendilerini başarılı görmezler. Onların söylediklerini değil yaptıklarını yapın. 

21. Gülün. Güldüğünüzde salgılanan endorfin sayesinde stres düzeyiniz azalır ve bu da beyin için uzun vadede çok yararlı bir şeydir. Gülmek aynı zamanda sizi yeni fikirlere ve düşüncelere daha açık hale getirir. 

22. Oyun oynayın. Beynin uyarılması ölçülebilir yapısal değişikliklere sebep olur. Yeni nöron bağlantıları ortaya çıkar ve yeni beyin hücreleri gelişir. Entelektüel oyunların yanı sıra göz - el koordinasyonunu sağlayan her tür oyun beyni uyarır ve geliştirir. 

23. Şarkı söyleyin. Arabanızda yolculuk ederken veya yalnız kaldığınızda üzerinde çalıştığınız konuyla ilgili olarak şarkı söyleyin. Bu sizin sağ beyinle temasa geçmenizi ve onu çalıştırmanızı sağlar. 

24. Kendinizin farkında olun. Bu beyin gücüyle direk ilgili gibi görünmemekle birlikte çok yakından ilgilidir. Kendinizi daha iyi tanırsanız ego ve duyguların etkilerinden kaçınabilirsiniz. Özellikle bir şeyleri açıklarken ya da tartışırken kendinizi gözlemleyin. 

25. Stresten uzak durum. Özellikle uzun vadeli stresin bedeninizde meydana getirdiği hasarlar bir yana, beyninizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Stres düzeyinizi bilinçli olarak azaltmak için gevşeme vb. tekniklerden yararlanın. 

26. Kendinizi eğitin. Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir. 

27. Yağdan uzak durun. Laboratuvar araştırmaları yüksek yağ oranıyla beslenen hayvanların daha yavaş öğrendiklerini göstermektedir. Mümkün olduğunca zeytin yağı ve diğer türden sıvı yağları kullanmaya özen gösterin. Doymuş yağlar beyin hücrelerinin gelişiminde olumsuz etki göstermektedir. 

28. Daha az yiyin. Aşırı yemek sindirim için daha fazla kan akışı demektir ve bundan dolayı beyninize daha az kan gider. Bundan dolayı harcadığınız enerjiyle orantılı bir beslenme düzenini benimserseniz bu beyniniz için daha yararlı olacaktır.

29. Şüpheli gıdalardan uzak durun. Aşağıdaki gıdalar beyniniz için zararlı olabilir: Yapay gıda boyaları içeren besinler, yapay tatlandırıcılar, kola, mısır şurubu, yüksek şeker içeren içecekler, hidrojenlendirilmiş yağlar, şeker, beyaz ekmek ve beyaz un içeren diğer ürünler. 

30. Kahvaltı edin. Kahvaltı tüm beden için çok önemli bir öğündür. Ve bu konuyla ilgili araştırmalar kahvaltı eden çocukların diğerlerine oranla daha başarılı olduğunu göstermiştir. 

31. Soru sorun. Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün. 

32. Beyin gücünüzü geliştirme planı yapın. Yeni alışkanlıkların edinilmesi yirmi ila otuz gün arası bir süre alır. Bu durumda uyguladığınız herhangi bir egzersizi ya da alışkanlık değişimini en azından üç hafta sürdürmelisiniz. Herhangi bir tekniğin etkisini hemen görebilirsiniz. Ama her tür tekniğin uzun vadeli yararları çok daha fazla olacaktır. "

DEVRELERİ YAKMAYIN!...

"DEVRELERİ YAKMAYIN"

Dünya büyük bir enerjidir, İnsan vücudu (Tüm organlar) enerjiyle çalışır, Bu enerji sinir sistemi ağıyla elektrik aktarır, Beyin elektirk devrelerinin sigortasıdır, devrelerden birine zarar gelirse sigorta atar, Yani elektrik kesilirse devreye Jenaratör girer.
Devreleri ne Yakar? Haksız kazanç, Haksız tavır, Kul hakkı, Borç, alacak verecek davası, Karı kız davası, düşman sahibi olmak, Çevreye zarar vermek, Vücuda zarar verecek, İçki-ilaç-uyuşturucu, dengesiz beslenme(B vitamini eksikliği)söz verip tutmamak v.s. devrelerin yerini jenaratör alırsa, olumsuz davranış bozuklukları gelişir, organlarda zarar, zihinsel ve ruhsal bozukluk, zihnin sana savaş açar ve sen bunun adına ne dersen de!..o halde Ahlaklı, dürüst ve karıncaya dahi zarar vermeden, taşıyamayacağın yüke girmeden,hırs barındırmadan, kin gütmeden, düşman sahibi olmadan olumlu düşüncelerle yaşama devam edilirse sonuç da olumlu olur aksinde kendine çareler arar durursun, sonuç, ya hapishane, ya tumarhane yada mezar olur. Hele kul hakkına hiç girmeyin derim. Benden bu kadar, Saygılarımla...

"DEVRELERİ YAKMAYIN" (2)

"Damlaya damlaya göl olur"

Damlayan ne ise gölü o olur, ömrünce katran damlarsa, gün gelir ruhun 'zift-katran' içinde  boğulur, bal damlarsa, ruhun ballanır, güzelliklerle dolu iman damlarsa, ruhun kanatlanır. 
o zaman devreler yanmaz. sana hiçbir şey zarar veremez!
Sen ne  istersen, ne dilersen, o olur! Karar senindir!.

"DEVRELERİ YAKMAYIN"-3

Beşte beş-'Beş kere beş yirmi beş, buna uymayan keleş'

1-Bir kibrit kutusu kadar et
2-Bir bardak süt
3-Bir adet yumurta
4-Bir kase yoğurt
5-Bir meyve(Elma-armut-muzV.b.

her gün devam, beş gün sonu iki gün mola,
'Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur"
Aman 'Devreleri yakmayın...


"DEVRELERİ YAKMAYIN"-5

Türlü-çeşit, İlaçlarla beyninizi uğuşturmayın, beyninizi çürütmeyin, tek ihtiyacınız olan sadece İNAÇ yani;  "DUA ve ZİKİR" 'dir!...
Ya önlem olarak(Korunma) önleminizi alın yada çaresiz kaldı iseniz "DUA ve ZİKİR" e çok sıkı sarılın!..


"DEVRELERİ YAKMAYIN"-6

'Kendine iyilik yap'

"DİN"  Başımıza gelen olumsuz olaylarla başa çıkmamızı kolaylaştırır!...


"DEVRELERİ YAKMAYIN"-7

Üç harfli(3)= Beden+Zihin+Ruh

Sessizliğin ardından fırtına gelmesi gibi;
 o halde;
 1.(Beden) Sağlığınız için yapılması gerekenler 'Dengeli beslenme,Et-Süt-Yoğurt-Zeytinyağı, Bedensel temizlik, v.b.'
 2.(Zihin) Sağlığınız için yapılması gerekenler 2 Örümcek kafa yaratmamak, Borç vermek,borç almak, taşıyamayacağın yükün altına girmek, çevreye zarar vermek, Kötülük yapmamak, Zihni yoracak her türlü uğraştan kaçınmak,kısaca zihni temiz tutmak'
3.(Ruh) Sağlığınız için yapılması gerekenler ' İnanç, tevekkül, sabır, hoşgörü, kin tutmamak, güler yüzlü olmak, ruhu daraltacak her türlü hareket ve uğraşlardan kaçınmak. kısaca ruhu huzura kavuşturmak, bir dine sıkı sarılmak, dua ve zikir.vb.'
Kurallar, Kurallar, Kurallar;
Dünyanın(Evrenin kurallarını çiğnememek),
Devletin(Kanunun kurallarını çiğnememek)
Yaradanın(Var oluş kurallarını çiğnememek)

Bunlara dikkat edilirse çekinilecek hiç bir şey yoktur!.

"DEVRELERİ YAKMAYIN"-8

Üç Harfli(3)=C.İ.N.

1. (C) Bu candır, Senin canın, benim canım, bir başkasının canı.
Canı üzmemeli, Ne kendi canını ne bir başkasının, Canı kırmamalı, cana zarar vermemeli, cana kastetmemeli, cana kıymamalı, canın istediğini yapmalı ama canı sıkmamalı...
Onu sevmeli ve korumalı..
Keyfince hareket(yeme-içme-yatma -uyuma-gezme-tozma-eğlence) fakat bu arada bir başkasının canınıda yakmamalı...

2.(İ) Bu İnsan demektir yani bir bedene sahip olma, bu bedeni muhafaza etme -koruma gözetme, sağlığına dikkat etme gibi meziyetlerde bulunulmalı, asla bedene maddi ve manevi zarar gelecek, yaşamımızda; eş-dost-arkadaş ve maddi ve manevi silahlar, yani tüm fenalıklardan uzak durmalı..

3.(N) Bu nuraniyettir, mekanı kalptir, kalp kötü düşünmemeli,kötülüğü emretmemeli, iyi düşünmeli, güzelliklerle beslemeli, helal ve haramı gözetmeli, Hakkı ve hukuku tanımalı, kanunlara ve kurallara yani tüm nizama uygun hayatı tercih etmeli.....

Bütün bunlara harfiyen riayet edilirse her hangi bir hastalık kapın önünden geçmez..

Bu İnsanlığın savaşıdır.

Savaş iki hasım arasındaki çatışmadır. Bu savaşta beraberlik yada müzakere yoktur, galibiyet yada malubiyet vardır, hükmen gelip olabilmek için düşmanını iyi tanıman gerekir(Nefsini)her yola götürmesine izin vermemeli, düzgün ve temiz hayat yaşamalıdır.Eğer galibiyet bekliyorsak tabi!..

Malup olunacaksa; hiç bir şey yapmadan pis pis düşün, Hastane köşelerinde, Hapishane köşelerinde öl..
Zor ve müşkül hayatı;
Bunu kendimize yakıştırmamalı, çok dikkatli ve düzgün olmalı, Yunus Emre'nin doğru odunları topladığı gibi,
Kendimizi toparlama zamanımız varken toparlıyalım..
Yaşam her an süprizleriyle karşılaştırabilir..Aman dikkatli olun derim..Saygılar..


"DEVRELERİ YAKMAYIN"-9

“Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım, sevincin ürünüdür insan nefretin değil kızım. Zulmün önünde dimdik tut onurunu, Sevginin önünde eğil kızım.”
“Cellat uyandı yatağında bir gece, Allahım dedi, bu ne zor bilmece, Öldürdükçe çoğalıyor adamlar, Ben tükenmekteyim öldürdükçe”
“Belki ben boşalan bir okul, Patlayan bir ağaç ilkbaharda, Belki ben hüzünle dolu, Ve ıssız bir yol yağmurda.”
“Dostları  özlemle  kucaklamayı unutma, Çocuk sevmeyi çiçek koklamayı unutma, En zorlu anındayken bile kavganın, Gök yüzüne bakmayı unutma.”


"DEVRELERİ YAKMAYIN"10
“Allahü tealaya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı.

Ya Rabbi! Seni tesbih ederim (noksan sıfatlardan tenzih ederim). Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir.

Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerni kaldırdın.

Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!”


"DEVRELERİ YAKMAYIN"-11

"Tevhid duâsi.

Yâ Allah, yâ Allah. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ afüvvü yâ Kerîm, fa’fü annî verhamnî yâ erhamerrâhimîn! Teveffenî müslimen ve elhiknî bissâlihîn. Allahümmagfirlî ve li-âbâî ve ümmehâtî ve li âbâ-i ve ümmehât-i zevcetî ve li-ecdâdî ve ceddâtî ve li-ebnâî ve benâtî ve li-ihvetî ve ehavâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-üstâzî ve li kâffetil mü’minîne vel-mü’minât. “Rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în. (55)
Hastalıkta okunacak dua
Hastalik hâlinde, günahlarina tevbe etmesi sünnettir. Hadîs-i serîfde: “Bir kul hastalanip, sonra iyilesince, hâli iyi olmazsa, yanindaki hafaza melekleri, biz onu iyilestirdik, ama o âfiyyet bulmadi, ya’nî hâlini düzeltmedi derler” buyuruldu.
Hasta iken su duâyi çok okur: “Lâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ serîke lehü lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü ebeden. Sübhânellahi Rabbil ibâdi ve rabbil bilâd. Vel hamdü lillâhi kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâl. Vallahü ekberü kebîren, celâlullahi ve kibriyâühü ve azametühü ve kudretühü bikülli mekân. Allahümme in künte kadayte aleyyel mevte fagfirlî verhamnî min zünûbî ve eskinnî cennete adnin.”
Hazret-i Âise anlatir: Resûlullah’dan duydum: “Birinize derd, keder, hastalik gelince, üç defa “Sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” desin” buyurdu. Hazret-i Enes anlatir. Resûlullah’a bir köylü gelip, “ben hastayim, yedigim içtigim karnimda durmuyor; iyi olmam için bana duâ et” dedi. Resûlullah: “Bir sey yedigin veya içtigin zaman, “Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî sey’ün fil-ardi ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm, yâ hayyü yâ kayyûm” söyle, büyük de olsa, hastalik sana zarar vermez” buyurdu.
Peygamberimiz Eshâbina, bütün agri ve atesli hastaliklar için: “Bismillâhil kebîr eûzü billâhil azîm min serri külli irkin ne’ar ve serri harrin-nâr” duâsini okumagi ögretirdi.
Bas agrisinda okunacak dua
Resûlullah, Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Basin agriyinca, elini basina koy ve Hasr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”
Resûlullah’in Hasr sûresinin bu kismini okudugu zaman, mübârek elini, mübârek basina koydugu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastaliga sifâdir” buyurdugu bildirilmistir. (Bu ayetler, ayati hirz (76) dualarinin içinde vardir.)
HER TÜRLÜ HASTALIK İÇİN ŞİFA DUASI
Besmele ile başlanır.
Allahümme Rabbe’nnasi müzhibe’l be’si işfi ente’şşafi la şafi illa ente işfi şifaen la yuğadiru sekamen.
Anlamı,
Ey insanların Rabbi ve bütün ıstırapları gideren yüce ALLAH’ım!..
Senden başka şifa verecek yoktur.
Yalnız sen şifa verirsin.
Ona… ( hastaya veya bana ) ÖYLE BİR ŞİFA VER Kİ…
ÜZERİNDE ( hastada veya bende ) HASTALIĞIN EN UFAK İZİ BİLE KALMASIN. Amin.
Örnek:
Allah’ım bana öyle bir şifa ver ki…
Şu anda yaşadığım hastalığın en ufak izi bile kalmasın. Amin
Veya,
Allah’ım arkadaşıma öyle bir şifa ver ki…
Vücudunda kanserin en ufak izi bile kalmasın. Amin.."


"DEVRELERİ YAKMAYIN"-12
Büyüden ve Cinden korunmak için

Bu yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz
Ses dosyasını dinlemek için Flash Player gereklidir.

Ses dosyasını indirmek için tıklayın.
Sual: Ruhi sıkıntılardan, korkulardan ve çeşitli sıkıntılardan kurtulmak ve büyü çözmek için ne yapmak gerekir? Cinden korunmak için hangi duaları okumalı?
CEVAP
Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak gerekir. Her şeyin yaratılmasında ortak olan manevi sebep, sadaka vermek, 70 kere (Estağfirullah min külli mâ kerihallah) duasını okumaktır. Bu iki manevi sebep, maddi sebepleri bulmaya da yardım eder. Ruhi sıkıntıların çoğu, cinden ve büyüden meydana gelir. Ruhi hastalıklar, sara [epilepsi] ve cinden korunmak için, kıymetli kitaplarda bildirilen dualardan bazıları şunlardır:

1- Euzü Besmele ile Fatiha suresini okumalı.

2- Euzü Besmele ile iki Kul-euzü okumalı.

3- Bir miktar suya Âyet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak] surelerini okumalı. Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusletmeli.

4- Sedir ağacının 7 tane yeşil yaprağı ezilip su ile karıştırılır. Üzerine Âyet-el kürsi, İhlas ve Kul-euzüler okunur. 3 yudum içip geri kalanla gusledilir.

5- Üç kere Salevat ve Fatiha, Âyet-el kürsi, Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri yedişer defa okunup hastaya üflenir. Bunlar tekrar okunup hastanın yatağına, evin her yerine, bahçeye üflenir.

6- Fatiha, Âyet-el-kürsi ve 4 Kul [Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri] yedişer kere okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar, hayvan sokması ve bütün dertler için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritip içirmek ve ısırılan yere sürmek de olur.

7- Sabah akşam, Bekara suresinin başından 4 âyet ve Âyet-el kürsi ile, Âyet-el kürsiden sonraki iki âyeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 âyet, delinin üzerine okunursa, iyi olur.

8- Sabah akşam 24 kere Estağfirullah denir, sonra (Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Sonra 11 İhlas ve 7 kere Fatiha ve 33 kere, Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed okuyup, sevabı Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ve sonra isimleri okunarak Silsile-i aliyye büyüklerinin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için dua edilir. Her gün sabah-akşam böyle dua edilir.

9- Günde 500 kere (La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okumalı! Başlarken ve bitirince yüz kere salevat getirmeli. [Bunu her gün muhakkak okumalı, ihmal etmemeli.]

10- Ha-Mim Mümin suresinin başından masir’e kadar ve Âyet-el kürsi okumalı.

11- (La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü velehülhamdü vehüve alâ külli şeyin kadir) okumalı.

12- Cuma günü seher vakti, sağ elinin içine Nisa suresi 100. Âyeti, vemen yahruc’dan rahimâ’ya kadar yazılır, sonra dili ile yalanıp yutulur. 40 yıllık büyü de olsa çözülür.

13- Sar’adan kurtulmak ve cinden korunmak için Âyât-i hırz okunmalıdır! Âyât-i hırz, şu sure ve âyetlerdir:

Fatiha,

Bekara 1,2,3,4,5 ve 163,164 ve 255,256,257 ve 285,286,

Âl-i İmran 18,19. âyetten sadece: “İnneddine indellâh-il-islam” kısmı,

Âl-i İmran 26,27 ve 154,

En’âm 17,

A’râf 54, 55,56,

Tevbe 51 ve 128,129,

Yunüs 107,

Hud 56,

İbrâhim 12,

İsrâ 43 ve 110,111,

Mü’minun 116,117,118,

Ankebut 60,

Rum 17,18,

Fatır 2,

Yasin 83,

Saffat 1,2,3,4, 5,6,7,8,9,10,11 ve 180,181,182,

Feth 27,28,29,

Rahmân 33,34,35,36,

Hadid 1,2,3,4,5,

Haşr 21,22,23,24,

Cin 1,2,3,4,5,6,

Buruc 20,21,22,

İhlâs, Felâk ve Nâs sureleri.

Âyât-i hırz nasıl okunur?
Abdest alınıp, 7 istiğfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı, Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buhari, Ahmed Rıfai ve imam-ı Rabbani hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.

Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir. Kur’an-ı kerim veya dua okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı. (Mevahib)

Kur’an-ı kerimin ve duanın etki etmesi için bazı şartların gözetilmesi lazımdır. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması, hastanın zararlı olan gıdalardan, şüpheli ilaçlardan perhiz etmesi, sıcaktan ve soğuktan sakınması lazımdır. Okuyan kimsenin, itikadının bozuk olmaması, haram işlemekten, kul hakkından sakınması, haram ve habis şey yiyip içmemesi ve karşılık olarak ücret almaması şarttır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]

İmam-ı Şarani hazretleri, (Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz) buyurdu. Cin mektubunu, yanında veya evinde bulundurana, cin gelmez ve dadanmış olan cin de gider.
Dua, ilaç gibidir. Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Yani tesirini Allahü teâlânın verdiğine inanmalıdır!
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Dert-bela gelince, Yunus aleyhisselamın duasını okusun! Allahü teâlâ onu muhakkak kurtarır. Dua şudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke, inni küntü minez-zâlimin.) [Hakim]


Korku ve beladan korunmak için
Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile] (Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemai ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.

Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemai ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]

Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(“Euzü bikelimâtillahi-ttammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]

(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani]

(Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi]

İmam-ı Rabbani hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi. Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
Dertlerden kurtulmak ve murada kavuşmak için 500 kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demeli, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevat-ı şerife okuyup dua etmelidir. (m.174. c.2, m.32)

Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)

Sual: Bazı hocalar, hırsızın sidikliğini bağlıyoruz diyorlar. Böyle bir şey yaptırmak günah olur mu?
CEVAP
Küfre sebep olmayan çareleri yapmak caizdir. Her çare muhakkak tesir etmez. Bu niyetle yaptırmak günah olmaz. Yapanın salih ve ücret almaması şarttır.

Sual: Büyü çözmek için, (Bâtıl Name) kitabını okumak caiz mi?
CEVAP
Caiz. Ancak, kâfir, bid'atçi okursa fayda vermez. En iyi ilaç, Ehl-i sünnet itikadını öğrenip dine uymak, sonra okumak ve dua. Başka ilaca ihtiyaç yok.

Sual: Büyüyü büyüyle çözmek caiz mi?
CEVAP
Büyü çözmek günah olmaz, sevap olur. Büyüyü büyü ile çözmeye kalkmak haramdır. Âyetlerle dualarla çözmek ise caizdir, günah değildir, sevaptır.

Cinden korunmak için
Sual: Cinlerin sebep olduğu hastalıklardan ve yapılan büyüden kurtulmak için, hangi duaları okumak gerekir?
CEVAP
Âyat-ı hırz denilen duayı okumalı. Arkasından da aşağıda tercümesi yazılan dua okunursa, biiznillah bir şey kalmaz.

Bu konudaki bir mektup
Muhammed Masumi Serhendi hazretlerinin üçüncü oğlu Muhammed Ubeydullah Serhendi’nin Hazinet-ül-me’arif isimli kitabındaki 148. mektup, Teshil-ül-menafi’ kitabına da eklenmiştir. Bu mektup şöyledir:

[Bu mektup, vilâyet penah pîrzâde-i irfan-ı destgah Hâce Muhammed Parisa’nın oğluna yazılmıştır. Mektup, tecrübe edilmiş bazı faydalı bilgileri açıklamaktadır.]

Mektubuma besmele ile başlıyorum. Allahü teâlâya hamd eder, Resulüne salât ve selam ederiz. İmam-ı Serahsi şöyle buyurdu:

Ahmed bin Salih anlatır:
Hizmetçime cinler musallat olmuştu. Başka bir hizmetçi aldım. Ona da musallat oldular. Bir gün namaz kıldım, otururken birisi selam verdi, ben de selamını aldım. Kim olduğunu sordum. (Ben Cinlerden Zekeriya... Sana bir dua öğretmek için geldim. Senin cariyene olduğu gibi, bir kimsenin başına bir hal gelir de, bu duayı okursa, biiznillah o kimse sağlığına kavuşur) dedi. Bu duayı yazmak için kalem aradım; fakat bulamadım. Divanın altında olduğunu söyledi. Sonra bana şu duayı yazdırdı:

“Allahü teâlâya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı.

Ya Rabbi! Seni tesbih ederim (noksan sıfatlardan tenzih ederim). Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir.

Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerini kaldırdın.

Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!”

(O inkâr edenler[i Hakk’a davet eden Peygamberin aleyhisselam ]in durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere [işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlara] haykıran kimsenin [çobanın] durumuna benzer. [O inkârcılar] sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü onlar düşünmezler.) [Bekara 171]

Ahmed bin Salih hazretleri buyurdu ki:
Bu dua suya okunup, hasta ondan içer ve onunla abdest alırsa biiznillah iyileşir. Bu dua vasıtasıyla iki cariyeyi tedavi ettim. Bir hafta geçmeden, ikisi de sıhhatlerine kavuştu. Her hastaya bu duayı okuyorum, Allahü teâlânın izniyle iyileşiyorlar. Elhamdülillahi Rabbil âlemin."

."DEVRELERİ YAKMAYIN"-13

Şifa için başka bir duâ;

"Bismillâhirrahmânirrahîm. Yâ Rabbî! Hastalığım sebebi ile düşmanlarımı sevindirme. Kur’ân-ı kerîmi benim için şifâ ve devâ eyle. Ben hastayım, sen ise devâ ihsân edicisin. Yâ Rabbî! ‹’timâd ve ümmîdim Sensin. Senin hakkındaki hüsn-i zannımı şifâm kıl. Yâ Rabbî! Aklımı ve dînimi muhâfaza eyle. Azâmetin hürmetine yakînimi, ya’nî şeksiz şübhesiz îmânımı dâim eyle. Bana yetecek kadar halâl rızk ihsân eyle. Bana eziyyet verecek kimselerin kötülüğünü, şerrini benden uzak kıl. Beni doktorlara muhtâc etme. Yer yüzünde (hayâttayken) hatâ ve kusûrlarımı setr eyle. Kabre girdiğim zemânda bana merhamet eyle. Yâ Rabbî! Kıyâmet ve hesâb gününde beni bağışla, bana magfiret eyle. Besmele-i şerîf yolumdur. Allahü teâlânın Rahmân sıfatı mesnedim, arkadaşımdır. Bana dokunan her dürlü kötülükden, düğümlere üfüren büyücülerin şerrinden ve hasedcilerin hasedlerini ortaya koydukları zemân, onların kötülüklerinden Rahîm sıfatın ile beni koru. Allahım! Sen birsin. şerîkin ve nazîrin yokdur."


"DEVRELERİ YAKMAYIN"-14

"Eûzu bi-kelimâtillâhi’t-tammâti min-ğadabihi veşerri ibadihi ve min hemezâti’ş-şeyâtîni ve en yahdurûn (Allah’ın gazabından ve kullarının şerrinden, şeytanların uğramasından ve gelmesinden tüm kelimeleriyle Allah’a sığınırım).

Namaza uyanabilmek için: Uyumadan önce, İnnâateynâ... suresini okuyanın ve sabah namazına kalkabilmesi için Allaha sığınanın namaza kalkması kolay olur."

Şifa için başka bir duâ!..

Şifa için başka bir duâ
Bismillâhirrahmânirrahîm. Yâ Rabbî! Hastalığım sebebi ile düşmanlarımı sevindirme. Kur’ân-ı kerîmi benim için şifâ ve devâ eyle. Ben hastayım, sen ise devâ ihsân edicisin. Yâ Rabbî! ‹’timâd ve ümmîdim Sensin. Senin hakkındaki hüsn-i zannımı şifâm kıl. Yâ Rabbî! Aklımı ve dînimi muhâfaza eyle. Azâmetin hürmetine yakînimi, ya’nî şeksiz şübhesiz îmânımı dâim eyle. Bana yetecek kadar halâl rızk ihsân eyle. Bana eziyyet verecek kimselerin kötülüğünü, şerrini benden uzak kıl. Beni doktorlara muhtâc etme. Yer yüzünde (hayâttayken) hatâ ve kusûrlarımı setr eyle. Kabre girdiğim zemânda bana merhamet eyle. Yâ Rabbî! Kıyâmet ve hesâb gününde beni bağışla, bana magfiret eyle. Besmele-i şerîf yolumdur. Allahü teâlânın Rahmân sıfatı mesnedim, arkadaşımdır. Bana dokunan her dürlü kötülükden, düğümlere üfüren büyücülerin şerrinden ve hasedcilerin hasedlerini ortaya koydukları zemân, onların kötülüklerinden Rahîm sıfatın ile beni koru. Allahım! Sen birsin. şerîkin ve nazîrin yokdur.

7 Şubat 2015 Cumartesi

Tevhid duâsi!..

Tevhid duâsi
Yâ Allah, yâ Allah. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ afüvvü yâ Kerîm, fa’fü annî verhamnî yâ erhamerrâhimîn! Teveffenî müslimen ve elhiknî bissâlihîn. Allahümmagfirlî ve li-âbâî ve ümmehâtî ve li âbâ-i ve ümmehât-i zevcetî ve li-ecdâdî ve ceddâtî ve li-ebnâî ve benâtî ve li-ihvetî ve ehavâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-üstâzî ve li kâffetil mü’minîne vel-mü’minât. “Rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în. (55)
Hastalıkta okunacak dua
Hastalik hâlinde, günahlarina tevbe etmesi sünnettir. Hadîs-i serîfde: “Bir kul hastalanip, sonra iyilesince, hâli iyi olmazsa, yanindaki hafaza melekleri, biz onu iyilestirdik, ama o âfiyyet bulmadi, ya’nî hâlini düzeltmedi derler” buyuruldu.
Hasta iken su duâyi çok okur: “Lâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ serîke lehü lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü ebeden. Sübhânellahi Rabbil ibâdi ve rabbil bilâd. Vel hamdü lillâhi kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâl. Vallahü ekberü kebîren, celâlullahi ve kibriyâühü ve azametühü ve kudretühü bikülli mekân. Allahümme in künte kadayte aleyyel mevte fagfirlî verhamnî min zünûbî ve eskinnî cennete adnin.”
Hazret-i Âise anlatir: Resûlullah’dan duydum: “Birinize derd, keder, hastalik gelince, üç defa “Sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” desin” buyurdu. Hazret-i Enes anlatir. Resûlullah’a bir köylü gelip, “ben hastayim, yedigim içtigim karnimda durmuyor; iyi olmam için bana duâ et” dedi. Resûlullah: “Bir sey yedigin veya içtigin zaman, “Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî sey’ün fil-ardi ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm, yâ hayyü yâ kayyûm” söyle, büyük de olsa, hastalik sana zarar vermez” buyurdu.
Peygamberimiz Eshâbina, bütün agri ve atesli hastaliklar için: “Bismillâhil kebîr eûzü billâhil azîm min serri külli irkin ne’ar ve serri harrin-nâr” duâsini okumagi ögretirdi.
Bas agrisinda okunacak dua
Resûlullah, Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Basin agriyinca, elini basina koy ve Hasr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”
Resûlullah’in Hasr sûresinin bu kismini okudugu zaman, mübârek elini, mübârek basina koydugu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastaliga sifâdir” buyurdugu bildirilmistir. (Bu ayetler, ayati hirz (76) dualarinin içinde vardir.)
HER TÜRLÜ HASTALIK İÇİN ŞİFA DUASI
Besmele ile başlanır.
Allahümme Rabbe’nnasi müzhibe’l be’si işfi ente’şşafi la şafi illa ente işfi şifaen la yuğadiru sekamen.
Anlamı,
Ey insanların Rabbi ve bütün ıstırapları gideren yüce ALLAH’ım!..
Senden başka şifa verecek yoktur.
Yalnız sen şifa verirsin.
Ona… ( hastaya veya bana ) ÖYLE BİR ŞİFA VER Kİ…
ÜZERİNDE ( hastada veya bende ) HASTALIĞIN EN UFAK İZİ BİLE KALMASIN. Amin.
Örnek:
Allah’ım bana öyle bir şifa ver ki…
Şu anda yaşadığım hastalığın en ufak izi bile kalmasın. Amin
Veya,
Allah’ım arkadaşıma öyle bir şifa ver ki…
Vücudunda kanserin en ufak izi bile kalmasın. Amin

DUA VE ZİKİR!..

Ben Cinlerden Zekeriya... Sana bir dua öğretmek için geldim. Senin cariyene olduğu gibi, bir kimsenin başına bir hal gelir de, bu duayı okursa, biiznillah o kimse sağlığına kavuşur) dedi




“Allahü tealaya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı. 

Ya Rabbi! Seni tesbih ederim (noksan sıfatlardan tenzih ederim). Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir. 

Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerni kaldırdın. 

Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!”

3 Şubat 2015 Salı

Alzheimere!..

"Prof. Dr. Ahmet Turan Işık, 60’lı yaşlardan sonra görülme sıklığı artan ve halk arasında “unutkanlık” olarak bilinen alzheimere yakalanmamanın yapılacak bazı uğraşlarla mümkün olabildiğini belirtti.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Geriatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Turan Işık, 60’lı yaşlardan sonra görülme sıklığı artan ve halk arasında “unutkanlık” olarak bilinen alzheimere yakalanmamanın yapılacak bazı uğraşlarla mümkün olabildiğini belirtti.Frowning-elderly-woman-uid-12821701
Prof. Dr. Işık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, unutkanlık olarak bililen ve yaşlılığa vurgu anlamında “beyin prostatı” olarak nitelendirilen alzheimerin 60’lı yaşlardan sonra belirtilerini göstermeye başladığını, 65 yaşından sonra her 5 yılda bir bu hastalığın görülme sıklığının iki kat arttığını belirtti.
80’li yaşlardan sonra alzheimere yakalanma oranının yüzde 50’leri bulduğunu ifade eden Işık, “Unutkanlığın günlük yaşam aktivitelerini olumsuz etkilemesiyle birlikte ocakta yemeği unutma, kıldığı namazı şaşırma, kaybolmaya başlama, tuvalet, banyodan sonra suyun, elektriğin açık bırakılması gibi belirtiler ortaya çıkar” dedi.
Alzheimerin Türkiye’de görülme sıklığıyla ilgili net bir çalışma olmadığını ancak Dünya Sağlık Örgütü bilgilerine göre bu rahatsızlığın görülme oranının yüzde 5 ile 11-12 arasında değiştiğini kaydeden Işık, kendi yaptıkları araştırmalarda da bunun yüzde 10-12 seviyesinde olduğuna işaret etti.
“Bulmaca çözmeyi önermiyoruz”
Alzheimer olmamak için bulmaca çözmenin önerildiğini ancak bunun sadece kayıtlı bilgiyi geri çağırdığını dile getiren Işık, unutkanlık yaşamamak için şu tavsiyelerde bulundu:
“Bulmaca çözmeyi çok önermiyoruz onun yerine birşeyler yapma, birşeylerle uğraşmanın bundan daha efektif olduğunu düşünüyoruz. Tansiyonu düzene koyma, şeker hatalığının önlenmesi, kolesterolün düşük tutulması, sigaranın bırakılması, fazla kiloların engellenmesi, Akdeniz tipi beslenme alzheimera karşı koruyucu şeylerdir. Belli bir limitin altına kilonun inmesi de alzheimere yatkınlığı artırır.
Yüksek eğitim seviyesi alzheimer için koruyucudur. Bir yabancı dil öğrenme, yüksek eğitim seviyesi, hobiyle uğraşma, haftada en az 3 gün yarımşar saat tempolu yürüyüş alzheimera karşı koruyucu faktördür. Özellikle fiziksel egzersizleri hayatımıza, günlük yaşantımıza sokmamız lazım. Herşeyden önce ilaçtan da önce önerdiğimiz fiziksel egzersizdir. Haftada en az 3 gün en az yarımşar saat tempolu yürüyüşün hastalığın hem gelişimini geciktirdiği hem de hastalardaki kötüye gidişi azalttığı yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur. Bunu şiddetle herkese öneriyoruz.”

34 şifa!

"ELMA: Bol miktarda “kuarsetin” içerir. Kanser tedavisinde, kanserden korunmada, alerji ve kalp damar hastalıklarında yararlı. Günde en az kabuklarıyla birlikte 2 elma tüketilmeli.
NAR: Son çalışmalarmadulai, narın kanserojen madde verilen farelerin genlerinde yüzde 30 civarında düzelme sağladığını gösteriyor. İçerdiği bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri dengeleyen nar, kalp sağlığını da koruyor. Bu nedenle günde 1 bardak taze sıkılmış nar suyu içilmeli ya da 2-3 tane nar yemeli
KARA ÜZÜM: Son 10 yıl içindeki çalışmalar, kara üzümün kanser önleyici rolüne işaret ediyor. Ayrıca kalp damar hastalıklarından da koruyor. Çekbogurtlenirdeği ve kabuğuyla birlikte yenmesi gerekiyor. Günde 1-2 bardak kadar tüketilebilir
BÖĞÜRTLEN: İçeriğindeki “eliagic asit” kanserli hücrele rin ölmesini sağlıyor. Böğürtlen yaprakları da çok faydalı, çay şeklinde tüketilebilir.
YABAN MERSİNİ: Vücudu kanserden koruyan enzimleri aktif hale getirerek kansere yakalanma riskini azaltıyor. Ayrıca kandaki kolesterol oranını düşürerek kalp krizinden de koruyor.140328-183629-2337
KİRAZ: Bol miktarda “flavon” denen yaralı bir madde ihtiva eder. Kanser oluşumunu ve kanserin ilerlemesini engeller. Özellikle meme, cilt, akciğer ye karaciğer gibi kanser tiplerinde etkili.
KARPUZ: A ve C vitamini yönünden zengin. İçerdiği yararlı maddeler vücudu kansere karşı koruyup, toksik maddelerden arındırıyor.
KIRMIZI TURP: Akciğer kanseri riskini azaltır, meme kanserinden korur. Bol miktarda turp salatası tüketin.
KIRMIZI BİBER: Zengin bir C vitamini deposu. C vitamini kanser hücrelerinin büyümesini engeller ve bağışıklık sistemini zararlı maddelerden korur.
BROKOLİ: C vitamini, betakaroten, lif ve kalsiyum açısından çok zen gin. Kansere karşı koruyucu maddeler içerir. Özellikle bağırsak, mesane, meme kanserlerinden korur. Brokoli çoğu içerik maddesini ancak çiğ yendiğinde barındırıyor. Ancak haftada 2’den fazla çiğ brokoli tüketmeyin çünkü tiroit yetmezliği oluşabilir.
DOMATES: Özellikle hafif pişmiş tüketilmesi prostat problemlerinden yüzde 40 oranında korur. Domatesin içindeki likopen akciğer, kolon, meme kanserini de engeller.
SARMISAK: Kanserin yayılmafft99_mf2331338sını durdurur. Selenyum, triptopan gi bi kan ser hücreleriyle savaşan maddeler içerir. Hem kansere yakalanmaktan korur hem de kanser tedavisi sırasında kullanılır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalara göre sarımsak mide, meme, bağırsak, yemek borusu, prostat ve cilt kanserlerinde tümörlerin oluşmasını ve ilerlemesini engelliyor. Her gün 2-3 diş çiğ sarımsak, 1-2 avuç kuru yemiş tüketilmeli.
HAVUÇ: Günde 2 bardak havuç suyu içmek, prostat kanserine karşı yüz de 20 koruma sağlıyor. Havucun içinde betakaroten denen çok yararlı bir madde var. Betakarotenin ağız, yemek borusu ve mide kanserinde de koruyucu etkisi var.
ANANAS: Ananasın içindeki ‘bromelain’ maddesi tümör hücre gelişimini doğrudan durduruyor. Özellikle de akciğer, bağırsak, yumurtalık ve cilt kanserlerinde tümörlü hücrelerin
büyümesini engelliyor.
AY ÇEKİRDEĞİ: Çinko ve selenyumdan zengindir. Çinko vücutta C vitamininin emilmesini sağlar ve şifalı etkisini hızlandırır.
BALIK: Omega 3′ten zengin balıkları seçin, haftada 2 kez somon, uskumru, sardalya ve mezgit gibi omega 3 yağ asitlerinden zengin balıkları tüketmek kansacibalikerden korur. Balık; meme kanserinde yayılmayı önler, bağırsak, pankreas ve prostat kanserlerinin büyümesine engel olur. Ayrıca kalp krizine karşı da korur.ceviz01
CEVİZ: Omega 3 yağ asitleri içerdiği için kanserden korur. Ayrıca kalp damar hastalıklarına da iyi gelir. Günde 1 avuç ceviz yiyin.
ÇÖREK OTU: Bağışıklık siteminizi güçlendirmek için günde 1 çorba kaşığı 1 çörek otu yiyin. Çörek otu vücutta mikrop veya tümörle mücadele eden “naturel killer” hücrelerinin sayılarının artmasını sağlar. Yararlı etkilerini gösterebilmesi için çörek otunu öğütüp toz şeklinde tüketin.
FINDIK: Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından zengin bir besindir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur. İçerdiği yağlar doymuştur. Yani sağlığa zararlı değildir. Kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterol seviyesini artırarak kalp hastalığını önler.Ceviz gibi türleri ellagic adı verilen bir tür asit içerir.Bu asit kanserli hücrelerin kendilerini öldürmeleri anlamına gelen apoptosis sürecini başlatır.Kanserin ve kalp hastalıklarının 126_01önlenmesinde önemli yer tutan E vitamininden de yüksek miktarda içerir.Her gün bir avuç yenmesi çok faydalıdır.
İNCİR: Potasyum, demir ve kalsiyum içerir. Sindirim sistemine yardımcı olur ve modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak önerilmektedir.
ISPANAK: Kansere, kalp hastalıklarına, yüksek tansiyona karşı çok etkili bir sebzedir.
KABAK ÇEKİRDEĞİ: E vitamininden zengindir. Kanser hücrelerini engeller ve bağışıklık sistemini zararlı maddelerden korur.
KAYISI: Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etki sağlar. Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.
KETEN TOHUMU: Bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserden korur. Özellikle bağırsak kanserine karşı koruma sağlar, keten tohumu da öğütüldükten sonra tüketilmeli.
KİMYkimyon_4ON: Kimyon, dereotu tohumu ve turunçgillerin kabuğu çok faydalı. Limonen denen kanser savaşçısı bir madde ihtiva eder.
LAHANA: Meme ve rahim kanserine etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesini içerir. Kandaki şeker miktarını düşürür.
KURU BAKLAGİL: Haftada 2 kez kuru baklagil tüketmek çok önemli. Mercimek, nohut, kuru fasulye iyi protein ve lif kaynaklarıdır. Kanserin yayılmasını önleyen antikanser maddeler içerirler. Vücuda zarar veren maddelerle savaşır, kan dolaşımına yardımcı olurlar.
PİRİNÇ: E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı koruyucu, kolesterolü düşürücü ve kalp krizi riskini azaltıcı etkisi vardır.
ŞEFTALİ: Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir.Bir şeftali günlük C vitamini ihtiyacının %50 sini karşılar.
SOĞAN: Bağışıklık sistemini güçlendirirİçerdiği allicin ve sülfür ile mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etki sağlar.
YEŞİL ÇAY: Her gün yeşil çay içilmeli. Günde iki fincan yeşil çay tüketiminden sonra kana geçen kanser savaşçısı maddeler, kılcal damarlarla vücudun her hücresine taşınır.
YOĞURT: Her gün yarım kilo yoğurt tüketmek çok önemli. Evde yapılan probiyotik yoğurdun içindeki bakteriler vücudun en büyük dostu, kanserin en büyük düşmanıdır. Ayrıca yoğurt uzun yaşamın sırrıdır. Yoğurt özellikle kolon, mide, akciğer ve meme kanserlerine karşı koruyucudur. Kadınlarda meme fibrokistlerini de azaltır. Bu nedenle herkesin günde yarım kilo yoğurt tüketmesi gerekir.
ZERDEÇAL: Köriye karakteristik koyu sarı rengini ve lezzetini verir. Kanser destek ürünzeytinyagıleri içinde en güçlüsüdür. Akciğer, kolon, karaciğer, mide, meme, yumurtalık, beyin, lösemi gibi pek çok kanserde tümörlü hücrelerin büyümesini engellediği belirlenmiştir. Kanserin dağılmasını engelleyerek kanser hücrelerini ölmeye zorlar.
ZEYTİNYAĞI: Kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir."