2 Şubat 2014 Pazar

DEĞİŞİME GİDEN YOLUNUZ!..



"Psikologlar, insanların yeniliklere ve değişimlere her zaman açık, hatta bunlara hasret olduklarını keşfettiler. Ancak buna rağmen hemen hepimiz bildiğimiz güvenli limanlarda kalmakta ısrarcıyız. Bizler her zaman bildiğimiz, tanıdık dünyamızda daha güvenli ve mutlu olacağımıza inanıyoruz. Oysa gerçeğin ötesinde hiç bir şey yoktur.

Kişisel büyümemizden ve gelişimimizden kaçındığımız zamanlar aslında biz insanların hayatlarındaki en tehlikeli zamanlardır. Evet, bu risk almayı gerektiren ürkütücü bilgi sizi bildiğinizden daha zor bir yola iter. Değişime alışmak zordur. Ama fırsatlar bir yerlerde hala var ve sizi bekliyorlar...Değişimin olduğu yerlerde..Orası bizim en mükemmel kişiliklerimizi ortaya koyacağımız yerdir.

Lider olabilmenin en önemli görevi ( ki biliyoruz liderlik geçici bir durum değil bir yaşam tarzı) değişimin bir parçası olabilmektir. Değişim zamanı geldiğinde en büyük liderler en iyi öğrenenler olacaktır. Liderlerin her zaman zihinleri açıktır, yeni fikirler üretebilirler, keşfedilmemiş yollar bulabilirler, her şeyi sorgularlar ve her an yeni fırsatlar yakalayabilirler.
Yani liderler gibi sizinde karşınıza fırsatlar çıktığı zaman, kaçma zamanı değil öğrenme zamanı olmalıdır.

İşte size değişim yolunuzu öğrenebileceğiniz bir kaç öneri:

1.Dur durak bilmeden okuyun: Kütüphanem çocuklarıma bırakacağım en büyük mirasımdır. Her bir kitap, hayatını istediğin bir üst seviyeye çıkarabileceğin, gelişebileceğin sırlarla doludur. Birileri bir yerlerde bir şeyler yapmış veya yapıyor. Onları öğrenin. Bir şeyler katın kendinize.

2.Günlük tutun: Duygularınızı anlamanın en iyi yolu onları bir yerlere yansıtmaktır. Ve bunun, sakin huzur dolu bir yerde oturup elinize kahvenizi ve birkaç parça kağıdı alıp yazmaktan daha iyi bir yolu yoktur.

3.Konuşun: Hiçbir şey beni harika bir konuşmadan daha çok etkileyemez. Fırsat buldukça sizi büyüleyen, konuşmasıyla sizi hipnotize edecek kişilerle konuşun. Ama zaman zamanda sizi rahatsız edecek kişilerle konuşmayı unutmayın. Çünkü aynı fikirde olmayacağınız insanlardan da bir çok şey öğrenebileceğinize inanmalısınız. Dünyada hiç bir şey size, bir başkasının bakış açısından bakmanızdan daha çok şey öğretemez.

4.Maceraya atılın: Yeni bir yemek deneyin, arkadaşlarınızla doğa gezilerine çıkın, yeni mekanlar keşfedin. Bunlar sizi daha yaratıcı yapacaktır. Maceralar size dünyada her zaman keşfedilmeyi bekleyen yeni yollar olduğunu gösterecektir. Hatta bu maceralar belki de hayatınızdaki büyük değişiminin birer küçük parçası olacaktır.

5.Dinleyin: Müzik çalarınızı sevin. Müzik çalarınız size dünyadaki en harika sesleri, seslerin dansını ve evrenin sırlarını fısıldayacaktır.

Kim hızlı öğrenirse o kazanır..Hiç bir şey yeni şeyler öğrenmekten, daha iyi bir gelişim aracı olmayacaktır.
Dünya standartlarında bir birey olmak için siz neler yapabilirsiniz?"

15 Ekim 2013 Salı

Bayram Mesajı!..

Bayram mesajı…

Toplumu bir arada tutan tek şey; Bayramlardır. Hayat bitmiş kitap değildir, boştur;  Her sayfa eylemlerimizle yazılır. Doğru ve güzel bir şeyler yapmak, bizim içindir, mesele hazırlık, her şey yerli yerine konsa, şansa gerek yoktur. Bu nedenle doğru ve güzel olanı yapmak için bir fırsattır; Beyinlerimizin uyuşmaması gerektiği; Yüreğimizin zehirlenmediği ve beraberinde huzuru çağıran bir deniz feneridir bu bayramlar…
Bir de; Zor gelir uzakta olmak sevdiklerimizden ve sevenlerden, bir yerde mutluluktur hatırlamak ve hatırlanmak bu gün de;
Dualarımız sevdiklerimize, ümitlerimizse geleceğe, yaşadığımız her mazinin hatırı var serçe gönlümüzde,
Mutlu ve umutlu, çokça sevgi dolu nice Bayramlara;
Sevdiklerinizle Mutlu Olduğunuz Kurban Bayramınız Mübarek Olsun...


Veysel Kimene
Sevda Şairi

(Kemal YENİCE)

1 Ağustos 2013 Perşembe

Kim bu Halil İbrahim ya hu!...

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış
Büyüğü Halil....
Küçüğü ise İbrahim...
Halil, evli çocuklu.
İbrahim ise bekarmış...
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...
Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş..
Bununla geçinip giderlermiş...
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.
İkiye ayırmışlar....
İş kalmış taşımaya....
Halil, bir teklif yapmış :
İbrahim kardeşim ; Ben gidip çuvalları getireyim. 
Sen buğdayı bekle.
Peki abi demiş İbrahim...
Ve Halil gitmiş çuval getirmeye....
O gidince, düşünmüş İbrahim:
Abim evli, çocuklu. 
Daha çok buğday lazım onun evine
Böyle demiş ve,
Kendi payından bir miktar atmış onunkine...
Az sonra Halil çıka gelmiş.
Haydi İbrahim...! 
Demiş, önce sen doldur da taşı ambara.
Peki abi...!
İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola..

O gidince, Halil'i düşünür bu defa:
Der ki:
Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.
Ama kardeşim bekâr.
O daha çalışıp, para biriktirecek. 
Ev kurup evlenecek.
Böyle düşünerek,
Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.....
Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
Bu, böyle sürüp gider.....
Ama birbirlerinden habersizdirler.
Nihayet akşam olur.
Karanlık basar.
Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.
Hatta azalmıyor bile....

Hak teala bu hali çok beğenir.
Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki ...
Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.
Şaşarlar bu işe...
Aksine çoğalır buğdayları.
Dolar taşar ambarları.
Bugün "Bereket" denilince, bu kardeşler akla gelir.
Bu bereketin adi :

Halil İbrahim bereketidir..

21 Temmuz 2013 Pazar

Dokuz düşünce, tut kaldır ayağa!..(1)

Erdemli insanların dokuz düşüncesi vardır: 

1. Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler, 
2. Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler, 
3. Görünüşleri bakımından cana yakın olmayı düşünürler, 
4. Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler, 
5. Konuşmalarında doğru sözlü olmayı düşünürler,
6. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler,
7. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler,
8. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler,
9. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler…

Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için!...(1)


Bir : Kelimeler
İki : Aşk
Üç : Annelik duygusu

Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva'ya kaldı.
Ama aşk çok ağırdı.
İkisinin de aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü.
Yarısını Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva'ya kaldı.
Öyle sert düştüler ki dünyaya, Adem'in dizlerinin bağı çözüldü,ciğerleri yandı. 
Nutku tutuldu. 
Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu.
Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.
Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü.
Kabına sığmamıştı.
Bir yarısı yollarda kayboldu.
Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.
O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz,aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva'nın cennet duygusu.

Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.

20 Temmuz 2013 Cumartesi

İki kere iki, sizce kaç eder!..(1)

AŞK ARİTMETİĞİ

Akıllı erkek + Akıllı kadın = aşk
Akıllı erkek + Aptal kadın = ilişki
Aptal erkek + Akıllı kadın = evlilik
Aptal erkek + Aptal kadın = hamilelik

OFİS ARİTMETİĞİ

Akıllı patron + Akıllı eleman = kar
Akıllı patron + Aptal eleman = üretim
Aptal patron + Akıllı eleman = terfi
Aptal patron + Aptal eleman = fazla mesai

ALIŞ -VERİŞ ARİTMETİĞİ

Bir erkek kendisine gerekli olan ürünü almak için 1 liralık ürüne 2 lira öder.
Bir kadın kendisine gerekmeyen ürünü almak için 2 liralık ürüne 1 lira öder.

GENEL FORMÜLLER VE İSTATİSTİK  VERİLER

Bir kadının gelecek endişesi evlenene kadar sürer.
Bir erkeğin gelecek endişesi evlenince başlar.
Başarılı bir erkek eşinin harcayabileceğinden daha fazla geliri olandır.
Başarılı bir kadın böyle bir erkeği evliliğe ikna edebilendir.

MUTLULUK

Bir erkekle mutlu olabilmek için onu çok iyi anlamak ve az sevmek gerekir.
Bir kadınla mutlu olabilmek için onu çok sevmek ve anlamaya çalışmamak gerekir.

UZUN YAŞAM

Evli erkekler bekar erkeklerden daha uzun yaşar ama daha erken ölmek isterler.

DEĞİŞİM ORANI

Bir kadın kocasının değişeceği inancıyla evlenir ama erkek değişmez.
Bir erkek karısının değişmeyeceği inancıyla evlenir ama kadın değişir.

TARTIŞMA TEKNİKLERİ


Kadın bir tartışmada her zaman son sözü söyler. Bu sözden sonra erkeğin söyleyeceği her şey yeni bir tartışma konusudur.

19 Temmuz 2013 Cuma

Ne arkadaşım var, Ne dostum var, Ne kazığını yedim, Ne kuyumu kazan oldu!...(1)

Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır...
Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır...
Arkadaş senin ağladığını görmez...
Dostunun omuzu ise senin göz yaşlarınla ıslanır...
Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir...
Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için geç gider...
Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur...
Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için...
Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür...
Dost ise tekrar arar....
Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister...
Dost ise her zaman senin arkandadır ...
Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir...
Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder...
Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar...
Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır ...
Arkadaş sizi ikinci görmek ister, 

Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar...
Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır...
Dost sıkıntınız olduğunda size koşar...
Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız...
Dostlarınız size huzur vermeye çalışır...
Arkadaş bu mesajı okur ve siler...
Dost okur ve dostlarına yollar..